beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort bayan escort beylikdüzü beylikdüzü escort
Bugun...



19 Mart'ın birinci yıl dönümünde Saraçhane'de tarihi miting!

CHP, Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanma sürecinin birinci yılında Saraçhane’de dev bir miting düzenledi. On binlerin katıldığı buluşmada Özgür Özel, "Siz istediğiniz zaman bir şey bitmez, biz bitti demeden bitmez" diyerek irade vurgusu yaptı. Silivri’den mesaj gönderen İmamoğlu ise "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" mesajını paylaştı.

facebook-paylas
Tarih: 18-03-2026 23:11

19 Mart'ın birinci yıl dönümünde Saraçhane'de tarihi miting!

Özgür Özel'in konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

Bu yolda bize, size ömür biçenler oldu. 'Dayanamazlar' dediler, 'dağılırlar' dediler. 'Vazgeçerler, teslim olurlar' dediler. Teslim olmayanlar burada! Bin kez budadılar körpe dallarımızı, bin kez kırdılar; yine çiçekteyiz işte, yine meyvedeyiz. Bin kez korkuya boğdular zamanı, bin kez ölümlediler; yine doğumdayız işte, yine sevinçteyiz. Bitmedi, daha sürüyor o kavga ve sürecek yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek!

Değerli İstanbullular, bugün her şeyin başladığı yerde, milletin evinde, Saraçhane'deyiz. Korkanların sığınağında değil, cesurların meydanındayız. Tam 365 sabah oldu, tam 365 akşam. 365 kez doğdu güneş, 365 kez battı. 'Bir Ekrem'i aldık, işi bitirdik, onları sindirdik' sanıyorlardı. İşte bir yıl sonra, bir Ekrem'in yerine yüz binlerce Ekrem meydanda, meydanda, meydanda!

Bir yıl önce, bir iftar vaktiydi. Ekrem Başkan'ın 31 yıllık diplomasını iptal ettiler. Hem de diplomayı veren fakülte direndiği halde, dekan 'olmaz' dediği halde, her sorulduğunda 'diploma geçerli' dedikleri halde... Zorlayarak, bastırarak, dekanı istifa ettirerek, en nihayetinde İşletme Fakültesi'nden değil; işi diploma vermek, denklik vermek değil, boya yapmak, ring seferlerini düzene koymak olan İstanbul Üniversitesi'nin Yönetim Kurulu'ndan diploma iptaline gittiler.

"O GÜN DEVLETE OLAN GÜVENİ BOŞA ÇIKARIP MİLLETİ BİRİLERİNİN ELİNDE OYUNCAK ETMEYE ÇALIŞTILAR"

İşte o gün artık hiç kimsenin, hiçbirimizin elindeki devletin verdiği hiçbir kağıdın bir önemi, bir kıymeti kalmadı. Ne tapu tapuydu artık, ne evlendirme cüzdanının bir anlamı vardı. Bankada parası olan da güvenemezdi, hisse senedi alan da. İşte o gün birileri bu devleti devlet yapan toplum sözleşmesinin, anayasanın altına dinamiti koydular. O gün devlete olan güveni boşa çıkarıp milleti birilerinin elinde oyuncak etmeye çalıştılar.

Hemen ardından o akşamın sahur vaktinde, kapısına yüzlerce polisle birlikte dayandılar. Yalanlarla, iftiralarla dolu bir kumpası başlattılar. İşte o gün, Ekrem Başkan'ın kapısına gelenler onu Vatan Emniyet'e götürdüğünde; eşi Dilek Hanım, evlatları ve yol arkadaşları dimdik ayaktaydı. O gün hep beraber buradaydık. O gün 'Ne olacak?' sorusuna, 'Ne olacaksa bugün olacak!' dedik. Biz darbenin hedefinde olan kişinin Ekrem Başkan, hedefinde olan eylemin partinin iktidara yürüyüşü, hedefinde olan mekanın Saraçhane olduğunu biliyorduk.

"İSTANBUL'DAKİ TÜM ÜNİVERSİTELERİN VE TÜM GENÇLİĞİN ÖNÜNDE SAYGIYLA EĞİLİYORUM"

Burayı savunmak için sizlere çağrı yaptık. Bunu duyar duymaz bir yasağı duyurdular: '3 kişi bir araya gelmeyecek, 5 gün boyunca eylem, toplantı, yürüyüş olmayacak ve herkes evinde oturacak' dediler. Yetmedi; metroları kapattılar, otobüsleri durdurdular, köprüleri kaldırdılar, vapurları bağladılar. İşte o gün, Vatan Emniyet'in önünde 4.000 tane Cumhuriyet Halk Partili ve Beyazıt Meydanı'nda İstanbul Üniversiteliler barikatla, bariyerle karşı karşıyaydılar.

O gün Vatan'da ve Beyazıt'ta o bariyerleri yıkanlara, demokrasiye yürüyenlere, geleceğine sahip çıkanlara selam olsun, helal olsun! O gün, bugün geleceğine sahip çıkan İstanbul Üniversitesi'nin, Boğaziçi'nin, Yıldız Teknik'in, İTÜ'nün, İstanbul'daki tüm üniversitelerin ve tüm gençliğin önünde saygıyla eğiliyorum.

Özgür Özel'in konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

Bu yolda bize, size ömür biçenler oldu. 'Dayanamazlar' dediler, 'dağılırlar' dediler. 'Vazgeçerler, teslim olurlar' dediler. Teslim olmayanlar burada! Bin kez budadılar körpe dallarımızı, bin kez kırdılar; yine çiçekteyiz işte, yine meyvedeyiz. Bin kez korkuya boğdular zamanı, bin kez ölümlediler; yine doğumdayız işte, yine sevinçteyiz. Bitmedi, daha sürüyor o kavga ve sürecek yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek!

Değerli İstanbullular, bugün her şeyin başladığı yerde, milletin evinde, Saraçhane'deyiz. Korkanların sığınağında değil, cesurların meydanındayız. Tam 365 sabah oldu, tam 365 akşam. 365 kez doğdu güneş, 365 kez battı. 'Bir Ekrem'i aldık, işi bitirdik, onları sindirdik' sanıyorlardı. İşte bir yıl sonra, bir Ekrem'in yerine yüz binlerce Ekrem meydanda, meydanda, meydanda!

Bir yıl önce, bir iftar vaktiydi. Ekrem Başkan'ın 31 yıllık diplomasını iptal ettiler. Hem de diplomayı veren fakülte direndiği halde, dekan 'olmaz' dediği halde, her sorulduğunda 'diploma geçerli' dedikleri halde... Zorlayarak, bastırarak, dekanı istifa ettirerek, en nihayetinde İşletme Fakültesi'nden değil; işi diploma vermek, denklik vermek değil, boya yapmak, ring seferlerini düzene koymak olan İstanbul Üniversitesi'nin Yönetim Kurulu'ndan diploma iptaline gittiler.

"O GÜN DEVLETE OLAN GÜVENİ BOŞA ÇIKARIP MİLLETİ BİRİLERİNİN ELİNDE OYUNCAK ETMEYE ÇALIŞTILAR"

İşte o gün artık hiç kimsenin, hiçbirimizin elindeki devletin verdiği hiçbir kağıdın bir önemi, bir kıymeti kalmadı. Ne tapu tapuydu artık, ne evlendirme cüzdanının bir anlamı vardı. Bankada parası olan da güvenemezdi, hisse senedi alan da. İşte o gün birileri bu devleti devlet yapan toplum sözleşmesinin, anayasanın altına dinamiti koydular. O gün devlete olan güveni boşa çıkarıp milleti birilerinin elinde oyuncak etmeye çalıştılar.

Hemen ardından o akşamın sahur vaktinde, kapısına yüzlerce polisle birlikte dayandılar. Yalanlarla, iftiralarla dolu bir kumpası başlattılar. İşte o gün, Ekrem Başkan'ın kapısına gelenler onu Vatan Emniyet'e götürdüğünde; eşi Dilek Hanım, evlatları ve yol arkadaşları dimdik ayaktaydı. O gün hep beraber buradaydık. O gün 'Ne olacak?' sorusuna, 'Ne olacaksa bugün olacak!' dedik. Biz darbenin hedefinde olan kişinin Ekrem Başkan, hedefinde olan eylemin partinin iktidara yürüyüşü, hedefinde olan mekanın Saraçhane olduğunu biliyorduk.

"İSTANBUL'DAKİ TÜM ÜNİVERSİTELERİN VE TÜM GENÇLİĞİN ÖNÜNDE SAYGIYLA EĞİLİYORUM"

Burayı savunmak için sizlere çağrı yaptık. Bunu duyar duymaz bir yasağı duyurdular: '3 kişi bir araya gelmeyecek, 5 gün boyunca eylem, toplantı, yürüyüş olmayacak ve herkes evinde oturacak' dediler. Yetmedi; metroları kapattılar, otobüsleri durdurdular, köprüleri kaldırdılar, vapurları bağladılar. İşte o gün, Vatan Emniyet'in önünde 4.000 tane Cumhuriyet Halk Partili ve Beyazıt Meydanı'nda İstanbul Üniversiteliler barikatla, bariyerle karşı karşıyaydılar.

O gün Vatan'da ve Beyazıt'ta o bariyerleri yıkanlara, demokrasiye yürüyenlere, geleceğine sahip çıkanlara selam olsun, helal olsun! O gün, bugün geleceğine sahip çıkan İstanbul Üniversitesi'nin, Boğaziçi'nin, Yıldız Teknik'in, İTÜ'nün, İstanbul'daki tüm üniversitelerin ve tüm gençliğin önünde saygıyla eğiliyorum.




Kaynak: halktv.com.tr.

Bu haber 109 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER POLİTİKA Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI