|
Tweet |
Hazine ve Maliye Bakanlığının 2026 şubat ayı bütçe verileri, kaynakların nereye aktığı bir kez daha tescilledi. Vergi yükü işçi ve emekçinin sırtında artarken; faiz harcamalarındaki devasa artış, bütçenin "sermaye ve rant" odaklı karakterini ortaya koydu.
Merkezi Yönetim Bütçe gerçekleşmeleri, iktidarın ekonomi tercihlerinin faturasını halka kesmeye devam ettiğini gösterdi. Paylaşılan verilere göre, 2026 yılının ilk iki ayında bütçe gelirleri vergi artışlarıyla şişerken, harcama kalemlerinde aslan payını yine faiz lobisi ve sermaye transferleri aldı.
Bütçenin en çarpıcı kalemi, doğrudan ranta aktarılan "faiz giderleri" kalemi oldu. 2025 yılının ocak-şubat döneminde 302.7 milyar TL olan faiz ödemeleri, 2026’nın aynı döneminde yüzde 111.5’lik devasa bir artışla 640.1 milyar TL’ye fırladı. Sadece şubat ayında faize ödenen tutar 183.6 milyar TL'yi buldu.
Hükümetin vergi tahsilatındaki iştahı da hız kesmedi. 2026 yılı şubat ayı itibarıyla bütçe gelirleri içinde vergi gelirleri, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 91.8 oranında arttı.
Gelir vergisi kaleminde ocak-şubat döneminde 558.5 milyar TL tahsil edildi. Bu rakamın büyük çoğunluğunu, kaynağında kesilen vergilerle işçi ve memurlar oluşturdu.
Şirket kârlarından alınan kurumlar vergisi, şubat ayında geçen yılın aynı ayına göre artış gösterdi ve tahsilat ayı olması etkisiyle şubatta 376 milyar TL’ye çıktı. Bu yılın ilk iki ayında ücret ve maaşlılardan toplanan 558.5 milyar TL doğrudan vergiye karşılık şirketlerden toplanan vergi tutarı 390 milyar TL’de kaldı. Buna göre emek ücretiyle geçinenler iki ayda sermayeye göre yüzde 43 daha fazla doğrudan vergi ödedi.
Sermayeye ve faize milyarlarca lira akıtılırken, halkın doğrudan faydalandığı kalemlerdeki artışlar devede kulak kaldı:
Tarımsal destekleme ödemeleri geçen yıla göre ciddi kan kaybetti. 2025 şubatta 12.3 milyar TL olan destekler, 2026 şubatta sadece 156 milyon TL’de kalarak neredeyse sıfırlandı.
Eğitim ve sağlık yardımları: Hane halkına yapılan eğitim amaçlı transferler 1.2 milyar TL, sağlık amaçlı transferler ise yalnızca 230 milyon TL düzeyinde kaldı. Toplam faiz ödemesinin 640 milyar TL olduğu bir tabloda, sağlığa ve eğitime ayrılan bu paylar iktidarın önceliklerini bir kez daha gösterdi.