|
Tweet |
CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, 2026 yılı bütçe gerçekleşmelerine ilişkin çarpıcı veriler paylaştı. Faiz giderlerinin yatırım harcamalarının 10 katını aştığını belirten Karabat, ekonomi yönetimini sert sözlerle eleştirdi.
Karabat, bütçenin vatandaşın ödediği vergiler ve kesilen cezalarla oluşturulduğunu vurgulayarak, bu kaynakların nasıl kullanıldığının sorgulanması gerektiğini ifade etti. İlk iki ayda bütçe gelirlerinin %69,1 artarak 2 trilyon 774 milyar liraya ulaştığını, vergi gelirlerinin ise %67,2 artışla 2 trilyon 303 milyar lirayı bulduğunu açıkladı. Bu artışın enflasyonun üzerinde gerçekleştiğine dikkat çeken Karabat, “Bu tablo, resmi enflasyon verilerinin gerçeği yansıtmadığını da ortaya koyuyor” değerlendirmesinde bulundu.
Bütçedeki en dikkat çekici kalemin faiz giderleri olduğunu belirten Karabat, yılın ilk iki ayında faiz ödemelerinin %111 artarak 302 milyar liradan 640 milyar liraya yükseldiğini söyledi. Aynı dönemde yatırım için ayrılan sermaye giderleri ve transferlerinin sadece 63 milyar lira olduğunu belirten Karabat, “Faize ödenen para, yatırıma ayrılanın 10 katını aştı!” dedi.
Karabat, bütçede cari transferlerin de hızla yükseldiğini belirterek, bu kalemin Ocak-Şubat döneminde %31 artarak 1 trilyon lirayı geçtiğini aktardı. Emekli maaşları, sosyal yardımlar ve SGK açıklarını kapsayan bu harcamaların artmasının, ilk bakışta sosyal devlet göstergesi gibi görünse de aslında derinleşen yoksulluğun ve sistemdeki yapısal sorunların sonucu olduğunu ifade etti.
Buna karşılık yatırım harcamalarının gerilediğini vurgulayan Karabat, üretime ve altyapıya yeterli kaynak ayrılmadığını, ekonominin borçlanma ve tüketime dayalı bir modele sürüklendiğini söyledi.
Faiz giderlerindeki artışın doğrudan kamu hizmetlerinden kesinti anlamına geldiğini belirten Karabat, “Faizdeki her artış; eğitimden, sağlıktan ve yatırımdan eksilen pay demektir. Emekliye bin liralık artış çok görülürken, trilyonlar faiz ödemelerine aktarılıyor” ifadelerini kullandı.
Açıklamasında bütçeyi “günü kurtarmaya odaklı” olarak nitelendiren Karabat, mevcut politikaların kısa vadede geçici bir refah algısı yarattığını; ancak uzun vadede derin ekonomik krizlere yol açacağını söyledi.
Karabat, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı: “İşçi ve memur ağır koşullarda çalışıyor, emekli açlık sınırının altında yaşam mücadelesi veriyor. Ne yatırım var ne refah. Kaynaklar faize ve borçlara gidiyor. Bu bütçe, zengini daha zengin eden, yoksulu daha da yoksullaştıran bir düzenin adıdır.”