beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort bayan escort beylikdüzü beylikdüzü escort
Bugun...



İSO İkinci 500 açıklandı: İç talep yavaşladı, yük sanayicinin değil işçinin sırtına bindi

İSO İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu raporuna göre iç talep yavaşladı, ihracat yetmedi. Fatura ise yine işçiye kesildi: Ücretler eridi, istihdam sabit tutuldu, işçilerin koşulları ağırlaştı.

facebook-paylas
Güncelleme: 07-07-2025 15:38:56 Tarih: 07-07-2025 15:34

İSO İkinci 500 açıklandı: İç talep yavaşladı, yük sanayicinin değil işçinin sırtına bindi

İstanbul Sanayi Odası (İSO), “İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2024” araştırmasının sonuçlarını açıkladı. Rakamlar, bir kez daha kriz koşullarında dahi sermayeyi kollayan ekonomi politikalarının, sanayideki daralmayı çalışanlara fatura ettiğini ortaya koydu.

İSO tarafından her yıl açıklanan İkinci 500 listesi, İSO 500’e giremeyen ama Türkiye sanayisinin önemli bir bölümünü oluşturan orta ölçekli işletmeleri kapsıyor. Bu yıl açıklanan veriler ise şirketlerin hem kâr oranlarının hem de ihracat gücünün zayıfladığını gösteriyor.

Satışlar arttı ama reel büyüme yok

 

2024’te İSO İkinci 500 şirketlerinin üretimden satışları nominal olarak yüzde 41 artışla 1 trilyon 393 milyar liraya çıktı. Ancak bu artış, aynı yılın ortalama ÜFE’si (yüzde 41,1) ile arındırıldığında reel olarak binde 1’lik gerilemeye denk geliyor. Yani görünürdeki büyüme, aslında yerinde sayıyor.

Bu, İSO İkinci 500’de üst üste üçüncü yıldır reel olarak düşüş anlamına geliyor. 2022’de yüzde 10,4, 2023’te yüzde 5,2 olan reel gerileme eğilimi bu yıl da sürdü.

İç talep düştü, ihracat yetmedi

 

Raporda, iç piyasadaki daralmanın altı çizildi. Nisan 2024’ten itibaren uygulanan sıkı para politikalarıyla birlikte iç talep büyük ölçüde zayıfladı. Bu durum, sanayi satışlarını doğrudan etkiledi. Dış pazarda ise tablo daha farklı değil. TL’nin reel değerlenmesi, güçlü dolar ve düşük talep, ihracatın can suyu olmasına engel oldu.

Her ne kadar İSO İkinci 500’ün ihracatı yüzde 6,2 artarak 15,9 milyar dolara ulaşsa da bu artış daha çok tekstil ve giyim gibi bazı sektörlerle sınırlı kaldı. Üstelik İSO’nun verilerine göre, bu şirketlerin uluslararası rekabet gücü de giderek zayıflıyor.

Sermayenin kârdan feragatanın faturası işçiye

 

2024’te şirketlerin faaliyet kârı yüzde 18,9 azalarak 118 milyar liraya düştü. Faaliyet kârlılığı oranı ise yüzde 7,3’e kadar geriledi. Bu oran, son 10 yılın ortalaması olan yüzde 10,9’un çok altında. Vergi öncesi kâr/zarar toplamı ise yüzde 63,8 gibi dramatik bir düşüşle 95 milyar liradan 34 milyar liraya indi.

Sanayicilerin “yüksek maliyet” söylemiyle zam taleplerine kapı kapatırken, asıl yükü kimlerin taşıdığı sorusu bir kez daha gündeme geliyor. Zira bu daralma dönemlerinde işçi ücretlerinin baskılanması, toplu sözleşmelerin ertelenmesi ve işten çıkarmaların artması da istatistiklerin dışında kalan gerçekler arasında.

Enflasyon muhasebesi bahanesiyle kârlar düştü gösterildi

 

Rapor, düşen kârlarda enflasyon muhasebesi uygulamasının etkisini de vurguladı. 2024’te bu uygulama nedeniyle şirketler 20,6 milyar TL zarar yazdı. Ancak bu zarar, çoğu zaman çalışanlara yöneltilen “tasarruf” çağrılarının ardına saklanan kârlılık makyajından ibaret.

Enflasyon muhasebesi olmasaydı satış kârlılığı yüzde 2,1 değil, yüzde 3,4 olacaktı. FAVÖK (faiz, amortisman ve vergi öncesi kâr) oranı da 2024’te yüzde 12,7 ile son 10 yıl ortalamasının (yüzde 13,8) altına indi.

Listeye 66 yeni şirket girdi, 41’i ise ilk 500’den düştü

 

İSO’nun 2024 sıralamasında 66 yeni sanayi kuruluşu yer aldı. Bu şirketler, üretimden satışları 1 milyar 820 milyon TL’ye kadar çıkardıkları için listeye girebildi. Dikkat çeken bir diğer gelişme ise, geçen yıl İSO 500’de olan 41 şirketin bu yıl İkinci 500’e düşmesi oldu.

Sermaye durgunluğu tartışıyor, işçi hayatta kalmaya çalışıyor

 
 

İSO’nun raporu, sanayi sermayesinin içinde bulunduğu durumu ortaya koyarken, çalışanların yaşadığı ekonomik sıkıntılara dair hiçbir veri sunmuyor. Ancak düşen reel satışlar, azalan kârlar ve iç talepteki daralma, işçiler için daha düşük ücretler, daha fazla işsizlik ve güvencesizlik anlamına geliyor. Yani sermaye “durgunluk” tartışırken, emekçiler “hayatta kalma” mücadelesi veriyor.




Kaynak: Evrensel

Bu haber 152 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER EKONOMİ Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
NAMAZ VAKİTLERİ
YUKARI YUKARI