|
Tweet |
Enflasyon ile her geçen gün zorlaşan geçim mücadelesi, savaş nedeniyle artan güvence kaygısı ve özlük haklarına artarak devam eden saldırılar bu yıl 1 Mayıs alanlarında işçi ve emekçilerin aciz çözüm talep ettiği başlıca konular. DİSK’e bağlı sendikaların merkez ve Şube yönetimleri iş yerlerinden yükselen başlıca taleplerin en güçlü şekilde alanlara yansıtılması için ortak ve kitlesel bir 1 Mayıs’ın örgütlenmesi gerektiğine işaret etti. Sendika yöneticileri bu can yakıcı talepler etrafında iş yerlerinden başlayarak örgütlenmesi gerektiğini belirtirken, işçi ve emekçilerin insanca yaşam ve çalışma koşulları için mücadelesinin 1 güne sıkışmadan canlı bir şekilde yürütülmesi gerektiğini vurguladı.
Genel-İş Sendikası Anadolu 2 Nolu Şube Başkanı Ali Sönmez, “Erdoğan Şimşek Programının işçi ve emekçilere enflasyonun altında zam dayatmalarının devam ettiği bir yılı daha geride bıraktık. Toplu sözleşmeli düzende dahi en yüksek ücret zamları program eliyle yüzde 27’ye sabitlendi ve bu alım gücündeki kaybı daha da derinleştirdi” ifadeleriyle işçi ve emekçilerin temel ihtiyaçlarını karşılamakta dahi çektiği zorluğun arttığına dikkat çekti. “Yoksulluk sınırının 102 bin TL’yi aştığı bu ortamda bölgede yaşanan savaş nedeniyle kayıplar daha da büyüyor. İşçi ve emekçiler insanca yaşayacak koşullardan giderek uzaklaşıyor” tespitini yapan Sönmez, belediye işçilerinin de başlıca taleplerinin insanca yaşanacak bir ücret ve ağır vergiler karşısında çözüm olduğunu aktardı.
Sönmez, “İran’a saldırılar ile birlikte bölgede yayılan savaş iş güvencesi kaygılarını da büyütüyor” derken, “1 Mayıs’ın bu sorunlar karşısında iş yerlerinde tartışılmaya, mücadelenin de buralardan örgütlenmesine ihtiyaç var. Bu nedenle iş yerlerinde 1 Mayıs hazırlıklarının yürütülmesine başlıyoruz” ifadelerini kullandı: “1 Mayıs’a giderken en güçlü katılım iş yerlerinde yürütülecek tartışmalardan güç biriktireceğiz. Mücadeleyi sürekli hale getirmeye, insanca yaşanacak bir ücret, iş güvencesi, insanca yaşanacak çalışma koşulları ve iş sağlığı ve güvenliği için 1 Mayıs’a kadar üyelerimiz ile birlikte örgütlenip mücadeleyi büyüteceğiz.”
Birleşik Metal İşçileri Sendikası İstanbul 1 Nolu Şube Başkanı Can Emrah, “Erdoğan-Şimşek orta vadeli programı ve bölgesel savaş işçi ve emekçilerin kayıplarını sadece büyüttü. Savaşlar işçilere hiçbir şey getirmedi. Hatta en çok işçi ve emekçilerden şey götürdü. 1 Mayıs’a giden süreçte İş yerlerinde artan iş güvencesi kaygılarına karşı iş yerlerini gezeceğiz temsilciler kurullarımızda işçi arkadaşlarımızın talepleri etrafında 1 Mayıs’a giden süreçte en güçlü katılım için çalışmalarımızı nisan ayında gerçekleştireceğiz” dedi. Emrah İşçi ve emekçilerin talepleri etrafında iş yerlerinden başlayarak 1 Mayıs’a giden süreç boyunca kapsamlı bir çalışma yürütülmesi gerektiğini vurguladı.
BTO-Sen Genel Başkanı Mehmet Çak, işçilerin en büyük sorununun sendikal örgütlenme ve toplu iş sözleşmesi (TİS) yapma hakkının önündeki engeller olduğunu belirterek, 6356 sayılı kanunun acilen değiştirilmesi gerektiğini vurguladı. Yüksek enflasyon ortamında geçim sıkıntısının giderek derinleştiğine dikkat çeken Çak, ne kadar mükemmel olursa olsun yapılan toplu sözleşmelerin enflasyon karşısında hızla eridiğini ve güncellenemediği için işçinin cebindeki paranın değerini koruyamadığını ifade etti. Çak ayrıca, iş yerlerinde yaşanan baskı, mobbing ve görev tanımı dışındaki işlerin dayatılmasının da çalışanların temel haklarını ve refahını zedeleyen ciddi sorunlar arasında yer aldığını kaydetti.
Mevsimlik tarım işçilerinin güvencesizlik, iş güvenliği eksikliği, çocuk işçiliği ve "dayıbaşı" sistemi altındaki sömürüsüne de değinen Çak, bu kesimin insan onuruna yaraşır çalışma koşullarına kavuşmasının en büyük hedefleri olduğunu belirtti. İktidarın sermayeden yana tutum alması ve yasalar eliyle yürütülen sendikasızlaştırma politikalarının işçilerde büyük bir işsizlik korkusu yarattığını ifade eden Çak, "Yasalar eliyle sendikasızlaştırma ve iktidarın sermayenin hizmetinde olması ile işsizlik, işçileri en çok korkutan şey. Kitlesel eylem yapılabilecek yer Taksim'dir, Taksim 1 Mayıs alanıdır ve bunun bedelleri ödenmiştir. 1976'nın 50. yılında görkemli ve kitlesel bir 1 Mayıs'ın Taksim'de kutlanması en büyük umudumuzdur" ifadelerini kullandı.
Genel İş İstanbul Avrupa 5 Nolu Şube Başkanı Nebile Irmak, Siteler ve toplu konutlarda örgütlenen şubelerine bağlı işçiler arasında da en büyük sorunun eriyen ücretler ve sendikal haklara erişimin kısıtlanması olduğunu vurguladı. Irmak, “Toplu iş sözleşmeleri imzalayabildiğimiz yerlerde işçi arkadaşlarımızı bu alanda standart ücretler olan asgari ücret düzeyinin iki katı düzeyine anca çıkarabiliyoruz. Kayıplar yüksek enflasyon nedeniyle her geçen gün artıyor. İşçi ve emekçiler çocuklarını eğitimden alıp işe vermek zorunda kalıyor. İşçi arkadaşlarımızla İnsan onuruyla yaşanacak ücretler ve TİS hakkı kapsamında iş yerlerimizde tartışarak buralardan örgütlenerek 1 Mayıs’a en büyük katılımı göstermek için çalışmalara başladık.” Şeklinde konuştu. Halihazırda TİS kapsamının ülkedeki düşüklüğüne değinen Irmak kendi alanlarında da örgütlülüğün çok düşük seviyede olduğunu ifade ederken, “Bu 1 Mayıs’ta yeni örgütlenmeler için çalışmalarımıza başlıyoruz yükselen talepleri gücümüzü büyütmek için kullanacağız” şeklinde konuştu.