Döviz kuru haftaya yukarı yönlü bir ivmeyle başladı. Cuma günü 39,85 seviyesinden kapanan dolar/TL kuru, pazartesi sabahı 40 lira sınırını aşarak 40,0012 ile gün içi zirvesine ulaştı. Saat 10.30 itibarıyla ise kur 39,98 seviyelerinde işlem görüyor.
Küresel piyasalardaki faiz beklentileri ve içerideki siyasi belirsizliklerin etkisiyle yön bulan döviz kuru, yeniden 40 liranın üzerine çıkarak Türkiye ekonomisindeki yapısal kırılganlıkları bir kez daha gözler önüne serdi.
Mart’taki siyasi krizde rekor kırılmıştı
Dolar kuru, 2025 yılı içindeki en yüksek seviyesini 19 Mart’ta, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alındığı gün kaydetmişti. Siyasi tansiyonun zirveye çıktığı o gün, piyasada yaşanan panik havasıyla kur 41,64 seviyesine kadar tırmanmıştı. O günden bu yana kur düşmedi; 39,50 - 40,20 bandında seyretmeye devam etti.
Yüksek kur, zam, borç ve yoksulluk demek
Ekonomik krizin en somut yansımalarından biri olan yüksek döviz kuru, ithalata bağımlı üretim yapısına sahip Türkiye’de zamlar, geçim sıkıntısı ve büyüyen borç yükü olarak emekçi halkın karşısına çıkıyor.
Temel gıda, ilaç, yakıt ve kiralar gibi pek çok kalemde yaşanan artış, döviz kurundaki her kıpırdanmada hız kazanıyor. Öte yandan, ücretli çalışanlar ve emekliler için gelirler sabit kalırken, giderler döviz kuru kadar hızlı artıyor.
Ekonomi yönetiminin tercihi halktan yana değil
Hükümetin ve Merkez Bankası’nın kur politikasındaki istikrar söylemleri, TL’nin değer kaybını durdurmak bir yana dursun, kurun kalıcı biçimde 40 bandına yerleşmesine engel olamıyor. Sermayeye verilen teşvikler, ihracatçıyı koruyan politikalar, yüksek faizle yabancı sermaye çekme hedefi derinleşen yoksulluğun üzerini örtmeye yetmiyor.
Kurun yeniden 40 lirayı aşması, yaz aylarında gıda fiyatlarından kira artışlarına kadar pek çok kalemde yeni zamların habercisi olarak görülüyor.