Gürer, TMO’nun İcra Müdürlüğü’ne gönderdiği yazılarda, “fare, kuş ve yaban hayvanı zararı” ve “fire oranının her geçen gün artması” gibi risklerin bizzat kurum tarafından da ifade edildiğini belirtti.
“Traktör, arazi ve hayvan hacizlerinden sonra bu kez buğdaya haciz geldi. Bu ülkede artık buğday bile icralık hale gelmiş durumda” diyen Gürer, TMO’nun modern silo kapasitesinin yetersiz olduğunu ve açık alanda stoklamanın küflenme, nem ve aflatoksin riskini artırdığını söyledi.
Ağrı’daki TMO sahasında naylon üzerine serilip üzeri toprakla örtülerek depolanan buğdayın, ilkel stoklama nedeniyle fire kaybı yaşadığı ve kurumun bu ürünü acilen satışa çıkarmak zorunda kaldığı ifade edildi. Gürer, “Masraf hesabı yapılıyor ama ürün korunmuyor. Kamucu bir anlayışla, ürünler modern yöntemlerle korunmalı” dedi.
TMO’nun son yıllarda alım miktarlarını artırmasına rağmen 2006’dan itibaren çok sayıda deposunun satıldığını hatırlatan Gürer, “Üretici borçlu, sanayici borçlu, ürün icralık. Bu çağda hâlâ toprağa gömerek ürün stoklamaya çalışıyoruz. Ne çiftçi korunuyor ne ürün. İktidarın tarıma verdiği zararın bir uzantısı olarak buğdayın bile icralık hale gelmesine tanık oluyoruz” diye konuştu.