İncir üreticilerinin bu sene mağduriyeti büyüdü. Bu sene incirde rekoltemiz geçen yıllara göre yüzde 40-50’lerde kaldı. Tek tek üreticilerde daha yüksek olabilir ama genele baktığımızda yarı yarıya bir düşüş mevcut. Bunda soğuğun da döllenmenin de etkisi var. Ekim ayına sarkacak olan son döller yok. Hatta eylül sonuna bile ciddi oranda azalabilir. Hükümetin farklı ürünlerde üreticiye bir desteği var denildi ama incir o kapsama dahil edilmedi ilk başta. Mudanya’yı ilgilendiren incirdi. 9-11 Nisan’daki donda incir kapsam dışı bırakıldı. Bölgemizde ufak çaplı üretilen Trabzon hurması, Orhangazi bölgesinde üretilen kivi ve böğürtlen gibi çalı bitkileri bu destek listesinde kapsam dışı bırakıldı o dönemlerde. Kapsama yeni alındı ancak o zaman kapsama alınmadığı için başvuru yapmayan köylülerin kayıplarını kim karşılayacak? Bunun üretici köylüye çoklu olumsuz etkisi oldu elbette. İncir nasıl kapsam dışı bırakılabilir diye o zaman çok söyledik. Biz de konunun diğer paydaşı olan İl Tarım Müdürlüğü de biliyor elbette incirin kurumayacağını, tekrar sürgün çekeceğini. Ancak sonrasında çıkacak olan meyvede kalite olmayacağını kendilerine anlattık. Çünkü biz bunu daha önce de yaşadık. Dere içinde, basık yerlerde incir ağacı olanlar zaman zaman bunu yaşarlar. Sonrasında kalitesiz ürün verir ağaç. Bu sene ise kalitesiz ürün döllenme eksikliğinden dolayı meyvenin tamamına etki etti. Dolayısıyla rekoltede ciddi kayıp var.
Fiyatlara gelecek olursak, rekoltenin bu kadar düşük olduğu bir dönemde geçen sene ihracat fiyatı 80 TL iken bugün konuşulan rakam olan 60 TL’ye inerse üreticinin sesi yükselmeye başlayacak. Şu an kimse fiyat yazmıyor örneğin. İç piyasaya mal alanlar da ihracatın fiyatını bekliyor. Ama konuşulan rakamlar 50-60 TL arasına kadar geriledi. Geçen yıldan bugüne her kalemde fiyat artışı olduğu için maliyetimiz arttı, en önemli maliyet bizim için işçilik maliyetleri oldu. Geçen yıl işçilik 1200 TL iken bu yıl 2000 TL. Yüzde 75 oranında bir maliyet artışı söz konusu. Sadece bu da değil ülkedeki hayat pahalılığı bizi de doğrudan etkiliyor hepimiz ev geçindiriyoruz. Geçen yıl başlangıç fiyatı 80 TL idi ve sonra azalmaya başladı ama ürün rekolte olarak çok daha yüksekti. Geçen yılki fiyatlarla köylü bir şekilde geçimini sağladı. Bu yıl 100’ün üzerinde bir fiyat beklerken, tam tersiyle karşılaştık. Hasadın pik yaptığı dönemlerde fiyat 80-60 TL gibi bir düşüş yaşadığında o ortalamayı da düşürür. Her yıl aynı şeyi yaşıyoruz; fiyat yüksekten açılıyor, sonra düşmeye başlıyor, ürün azalınca yükselmeye başlıyor. Bu sene ise beklediğimiz fiyata karşılık aldığımız fiyat hepimiz için yıl boyunca ciddi bir sorun olacak. Sesi çıkmayan üretici de ses yükseltmeye başlayacak, artık bu işin sonunun nereye varacağını hep birlikte göreceğiz.
Maalesef ürün fiyatını ne ziraat odaları ne de bir kooperatif belirliyor. Fiyatı belirleyen tüccar oluyor. Genelde ihracat firmalarının fiyatlandırma konusunda takip ettiği firma belli. Yani incir üreticisi bir şirketin insafına bırakılmış oluyor. Hangi köye giderseniz gidin, bir kantarın başındaki insanlar, mecburen bir firmanın kantarındaki fiyatı bekleyip mal aldıkları üreticiye fiyat verirler. İhraç ettiğimiz pazardaki fiyatlar ise sabit oluyor, o fiyat düşmüyor yani. Anlaşma sezon başında ya da hasattan önce yapılıyor. Örneğin kilosu 1 Euro ise sezon sonuna kadar 1 Euro olarak devam ediyor. Çok yoğun dönemde ufak kampanyalarda küçük fiyat değişimleri oluyor, o da sirkülasyonu devam ettirmek için oluyor. Mudanya’da 150 bin ağaç mevcut. Bu da yaklaşık 300 aile, binlerce insan demek. Bu sorunların acilen çözülmesi gerekir.