Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (EPDK), “Son Kaynak Tedarik Tarifesi” kapsamında konut aboneleri için yıllık elektrik tüketim sınırını 5.000 kWh'den 3.000 kWh'ye düşürme hazırlığı, dar gelirli vatandaşlar için büyük bir tehdit oluşturuyor. Tüketici Hakları Derneği, bu değişikliğin emekli ve asgari ücretli milyonlarca vatandaş için yoksulluğu derinleştireceği uyarısında bulundu.
"Asgari ücretlinin ve emeklinin sırtına yüklenemez"
Açıklamada, 3.000 kWh sınırının dört kişilik bir ailenin günlük yaşamda kullandığı enerjiye denk geldiğini ve bu değişikliğin, yalnızca fazla tüketim yapanları değil, temel ihtiyaçlarını karşılayan aileleri de olumsuz etkileyeceği belirtildi. THD, "Bu durum, açıkça örtülü bir zam anlamına gelmektedir. Enerji maliyetlerinin, özel şirketlerin kârlarını artıracak şekilde düzenlenmesi; doğrudan tüketicinin cebinden alınan paranın şirketlerin kasasına aktarılması demektir. Yani bu düzenleme, vatandaşın sofrasından, ısısından ve aydınlığından kısmak anlamına gelir" dedi.
"Karanlıkta, soğukta yaşamak istemiyoruz"
Dernek, asgari ücretli ve emekli vatandaşların zaten kira, gıda ve ulaşım giderleriyle zorlukla geçindiğini hatırlatarak, “Elektrik faturasının artması, daha fazla ailenin kışın ısınamaması, mutfağında yemek pişirememesi ve akşam karanlıkta kalması demek” dedi.
Dernek, EPDK’nın anayasa gereği “kamu yararını” korumakla yükümlü bir kurum olduğunu hatırlatarak, bu tür adımların piyasa çıkarlarını kolladığını belirtti. Elektriğin piyasa malı değil, kamusal bir hizmet olması gerektiği ifade edildi.
Tüketici Hakları Derneği, EPDK’yı açık ve anlaşılır bir açıklama yapmaya davet etti. Ayrıca, elektrik faturalarının dar gelirli vatandaşlar için daha adil bir şekilde belirlenmesi gerektiği ifade edilerek, “Elektrik hizmeti, özel şirketlerin kar garantili sistemlerinden çıkarılmalı ve kamusal üretim ile sosyal tarife ilkeleriyle yönetilmelidir” çağrısında bulunuldu.
Dernek, elektriğin yaşamın en temel hakkı olduğunu belirterek, “Fatura korkusuyla karanlıkta oturan, sosyal yardımlarla hayatta kalmaya çalışan vatandaş sayısının artması kabul edilemez” dedi.