beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort bayan escort beylikdüzü beylikdüzü escort
Bugun...



Aliağa’da peş peşe yaşanan iş cinayetleri Meclis gündeminde: Bakanlık neden denetim yapmıyor?

Aliağa gemi sökümde 1,5 ayda 2 işçi öldü. EMEP Milletvekilleri İskender Bayhan ve Sevda Karaca konuyu Meclis'e taşıdı: "Ambulans bozuktu, doktor yoktu, devlet ambulansı 45 dakika gecikti".

facebook-paylas
Tarih: 28-11-2025 15:17

Aliağa’da peş peşe yaşanan iş cinayetleri Meclis gündeminde: Bakanlık neden denetim yapmıyor?

EMEP Antep Milletvekili Sevda Karaca ve EMEP İstanbul Milletvekili İskender Bayhan, Aliağa Gemi Söküm Tesisleri’nde art arda yaşanan iş cinayetleri, geciken müdahaleler, meslek hastalıkları ve denetim zafiyetleriyle ilgili Çalışma Bakanı Vedat Işıkhan’a soru önergesi verdi. Bayhan ve Karaca, bölgedeki çalışma düzenini “ölüm üreten bir çalışma rejimi” olarak tanımlayarak tüm sorumluların açığa çıkarılmasını istedi.

“İşçinin üzerine parça düştü; ölüm göz göre göre geldi”

 

Önergede, 12 Kasım 2025’te eski adıyla Kalkavan Gemi Söküm’de çalışan Hasan Aktepe’nin, kesim yapılan tonlarca ağırlıktaki gemi parçasının altında kalarak yaşamını yitirmesinin ayrıntıları şöyle aktarıldı:

Aktepe, parçanın alt bölümünde kesim yaparken çavuş C.A.’nın bilgisi dahilinde çalışıyordu. Ancak aynı anda parçanın üst kısmında başka kesim işçilerinin de çalıştığı bilinmesine rağmen işçilere hiçbir uyarı yapılmadı ve üstteki kesimin ardından parça kontrolsüz biçimde serbest kaldı. Bu ağır ihmalin yalnızca sahadaki talimat verenlerle sınırlı olmadığı vurgulandı.

Bu noktada milletvekilleri Bakanlığa şu soruyu yöneltti: “Götürü usulü kesim yapılan bu gemide, çavuş C.A., iş güvenliği uzmanları ve işveren hakkında bakanlığınızca idari inceleme ya da savcılığa suç duyurusu başlatılmış mıdır?​”

“İSG bağımsız değil; patrona bağlı denetim, kendi kendini denetleme pratiği”

 

Karaca ve Bayhan, Aliağa’daki İSG sisteminin büyük ölçüde kağıt üzerinde işlediğini belirtti. Ücretlerini doğrudan tersanelerden alan İSG uzmanlarının bağımsız denetim yapmasının yapısal olarak mümkün olmadığını vurgulayan vekiller, bölgede birçok tesisin aynı OSGB personelini hem “iş güvenliği sorumlusu” hem “iş güvenliği uzmanı” olarak kullanmasının, kendi kendini denetleme anlamına geldiğini belirtti.

Bu bölümde Bakanlığa şu sorular yöneltildi:

“OSGB’lerin aynı personeli hem uygulayıcı hem denetçi olarak görevlendirmesine neden göz yumulmaktadır? Aliağa OSGB’nin aynı anda çok sayıda tesise hizmet vermesi bakanlığınızca yeterli bulunmakta mıdır?​”

Milletvekilleri ayrıca, bölgede yaşanan tüm bu ihlallere rağmen neden bağımsız, sürekli ve işçi temsilcilerinin de dahil olduğu bir iş sağlığı ve güvenliği incelemesinin başlatılmadığını sordu.

“Taşeronluk bitti diyorsunuz ama götürü usulü tüm ağırlığıyla sürüyor”

 

Önergede, GEMİSANDER’in “taşeronluk sona erdi” iddiasına karşın sahada götürü usulü çalışma, hız baskısı ve dar alanlarda aynı anda çok sayıda işçinin çalıştırılmasının sürdüğü vurgulandı. Aktepe’nin ölümü, bu rejimin bir sonucu olarak tanımlandı.

Vekiller bu bağlamda şu soruyu yöneltti: “Bakanlığınız, götürü usulü çalışma biçiminin yarattığı hız baskısı ve kaotik çalışma ortamını denetlemiş midir? Bu uygulamanın iş cinayetlerine zemin hazırladığı açıkken neden durdurulmamaktadır?​”

“Ambulans bozuk, doktor yok, ilk müdahale ekibi yok; ölüm zinciri”

 

Milletvekilleri, kısa süre önce İzmir Mavi Denizcilik’te Halil İbrahim Uz’un metrelerce yükseklikten düşerek hayatını kaybettiği olayın da bir ihmal zinciri olduğunu belirtti:

  • Olay anında sahada ilk müdahaleyi yapacak ekip yoktu.
  • GEMİSANDER’e ait ambulans arızalıydı.
  • Doktorun çalışmadığı gün sahada hiçbir sağlık personeli bulunmuyordu.
  • Devlet ambulansı 45 dakika gecikti.

İşçilerin, “Zamanında müdahale edilseydi Halil İbrahim bugün yaşıyor olurdu” sözleri önergeye geçti. Bu noktada Bakan Işıkhan’a şu soru yöneltildi: Bu ağır ihmal zinciri bakanlığınızın bilgisi dahilinde midir? Bu konuda herhangi bir idari işlem yapılmış mıdır? Acil müdahale sisteminin çöktüğü bir sahada neden özel bir teftiş heyeti görevlendirilmemektedir?​”

“Aliağa sadece bugünü değil, işçilerin nefesini de alıyor” — Meslek hastalıkları görünür hale geldi

 

Önergede, gemi söküm tesislerinde sadece ani kazaların değil, asbest ve kimyasal madde maruziyetinin yarattığı uzun vadeli hastalıkların da sistematik biçimde görünmez kılındığı vurgulandı.

Leyal Gemi Söküm’de 20 yıla yakın çalışan işçiye kısa süre önce akciğer hastalığı nedeniyle meslek hastalığı tanısı konması, bölgedeki “görünmeyen ölümler”in kanıtı olarak kaydedildi.

Bu bölümde milletvekilleri şu soruyu yöneltti:“Bakanlığınız, Aliağa’daki işçilerin asbest, ağır metaller ve tehlikeli atıklara maruziyetini ölçmek, sağlık taraması yapmak ve meslek hastalığı tespitini güçlendirmek için herhangi bir kamusal program yürütmekte midir?​”

Norveçli şirket Dolphin Drilling iddiası: “Norveç’in sökmediği gemiyi Türkiye niye söküyor?​”

 

Önergede, hem Hasan Aktepe’nin çalıştığı geminin hem de IŞIKSAN’daki CO₂ sızıntısıyla ölüme neden olan Bideford Dolphin platformunun aynı Norveçli şirkete —Dolphin Drilling— ait olduğu iddiaları hatırlatıldı:

“Dünyanın en büyük kuru havuzlarına sahip Norveç’te sökülmeyen bu gemiler neden Türkiye’ye getirilmektedir? Türkiye, ucuz işgücü ve zayıf denetim nedeniyle bir ‘ucuz bertaraf alanı’ olarak mı kullanılmaktadır?​”

İki geminin Türkiye’ye yaklaşık 10 milyon dolara satıldığı, patronların büyük kâr elde ederken iki işçinin öldüğü ve yüzlercesinin tehlikeli koşullarda sağlığını kaybettiği vurgulandı: “Bu gemilerin ülkeye kabulü sırasında gaz-free, tehlikeli atık ve işçi sağlığı denetimleri yapılmış mıdır? Bu süreçlerde hangi sorumlular tespit edilmiştir?​”

“İşçiler korku nedeniyle tanıklıklarını geri çekiyor; Bakanlık ne yapıyor?​”

 

Önergede, Aliağa’daki iş cinayetlerinde sorumluluğun sıklıkla işçilerin üzerine yıkıldığı, işçilerin tehdit ve işten atılma korkusuyla tanıklıklarını geri çekmek zorunda kaldığı hatırlatıldı. Karaca ve Bayhan, şu soruyu Bakan Işıkhan’ın önüne koydu:

“Bu cezadan kaçırma mekanizmasını sonlandırmak için işçilerin iş güvencesini garanti altına alacak bir düzenleme yapacak mısınız?​”

“Bakanlık hâlâ sessiz: Neden özel bir teftiş heyeti görevlendirilmiyor?​”

 

İki ayda iki işçinin öldüğü, meslek hastalığı tanılarının artmaya başladığı, ambulansların gelmediği, OSGB denetimlerinin çöktüğü bir bölgede bakanlığın hareketsizliği eleştirilerek şu soruyu yinelendi:

“Tüm tesislerde gerçek ve kapsamlı bir inceleme yapmak üzere neden özel bir teftiş heyeti görevlendirilmiyor?​”




Kaynak: Evrensel

Bu haber 198 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER EKONOMİ Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
NAMAZ VAKİTLERİ
YUKARI YUKARI