Platform üyeleri, yaptıkları açıklamada söz konusu paketin toplumun adalete erişimini sağlamaktan ziyade, kadınların, LGBTİ+ bireylerin ve çocukların mevcut haklarını kısıtlamayı hedeflediğini öne sürdü. "Torba yasa" yöntemiyle birçok düzenlemenin hızlıca geçirilmek istendiğini belirten platform temsilcileri, bu yöntemin kazanılmış hakları "oldu bittiye" getirmek için kullanıldığını savundu.
Açıklamada, boşanma süreçlerini hızlandırma gerekçesiyle sunulan düzenlemelerin, kadınların velayet, tazminat ve nafaka haklarını zayıflatmayı amaçladığı ifade edildi. Kadınların ekonomik güvenceden mahrum bırakılarak aile yapısına bağımlı hale getirilmek istendiği belirtilen açıklamada, nafaka hakkının süresiz ve koşulsuz gibi sunulmasının yanıltıcı olduğu vurgulandı.
Platform, aile içi şiddet davalarında "uzlaştırma" veya "arabuluculuk" uygulamalarının şiddeti meşrulaştıracağını iddia etti. Ayrıca pakette yer alan bazı kavramların muğlak olduğunu savunan platform üyeleri, bu düzenlemelerin LGBTİ+ bireylerin yaşam haklarını, örgütlenme özgürlüklerini ve sağlık haklarını hedef aldığını belirtti.
Çocuklarla ilgili maddeleri de eleştiren Bursa Kadın Platformu, devletin çocukları koruma konusundaki sorumluluklarını ebeveynlere devrettiğini ileri sürdü. Çocukların yetişkinler gibi cezalandırılmasına yönelik düzenlemelerin, istismar davalarında "rıza" tartışmalarına zemin hazırlayabileceği uyarısında bulunuldu.
Sosyal medyaya kimlik numarası ile giriş şartı getirilmesine de değinen platform, bu düzenlemenin bir sansür mekanizması kurmayı hedeflediğini öne sürdü.
Bursa Kadın Platformu, açıklamasını kazanılmış haklardan ve şiddetsiz bir yaşam mücadelesinden vazgeçmeyeceklerini belirterek sonlandırdı.