beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort bayan escort beylikdüzü beylikdüzü escort
Bugun...


Rezzan Çelikten

facebook-paylas
Unuttuğum Andan Biri
Tarih: 25-07-2026 12:35:00 Güncelleme: 25-07-2026 09:54:00


Akşam üstü arabayı alelade park edip markete girdim. Alacağım şeyi unutmamak için düzenli aralıklarla tekrar ediyorum. “1 kg tavuk butundan kuşbaşı”. Marketin en arkasındaki kasap reyonununa doğru yürürken hala tekrar ediyorum, çünkü unuturum. Unuttuğum çoğu anı seviyorum. Elbette markete neden geldiğimi kendiliğinden hatırlamam çok iyi olurdu ama bazı market anılarını unutmam gerekebiliyor. Kasap tezgahının önünde durdum, benden önce gelmiş bir beyefendinin siparişini hazırlıyor kasap. “Ee kaçta yaptın iş başı” diyo sordu müşterisine. “6.30” dedi o da. “Kaçta bitiyor peki mesain” dedi. Kasabın arkasındaki duvarda asılı saate baktı gözünün ucuyla. Başıyla saati işaret etti, “yeni çıktım geldim işte mahalleye” dedi. Bende başıyla gösterdiği saate kaldırdım gözlerimi. 18.35 i gösteriyordu. Ben kaç saat çalışıyor yani bu adam diye hesaplamaya çalışırken “Günde 12 saat çalışıyorsun yani” dedi kasap. İç çekti. Adam başını salladı sadece. O an onunla aynı bilgiye sahip ve o bilgiye karşı farklı duygular besleyen iki kişi olarak yan yana durmuş kasap tezgahında dizili etleri izledik.

Ben, yanımda duran adamın nasıl zorlu koşullarda çalışıyor ve yaşıyor olabileceğine dair çeşitli ve yüksek ihtimalle ciddi bi kısmı gerçek drama okumaları yapıyorum zihnimde. (Hepsini kendim yazdım.) Adamın duygusu ise alışmak olmuş ve de sıradanlık. Yoksa nasıl yaşar insan benim yazdığım o dramanın içinde? Yakınında durduğumu fark edince biraz kaydı sanki kenara. Beni rahatsız etmek istemiyor diye düşündüm, bence içimde büyüyen duyguya biraz dahasını eklemek için. Bendeki küstahlığa bak, belki adam senden rahatsız oldu da uzak durmak istedi. Bazen kendini bişey sanıyorsun. O bir şey her neyse o olma isteğinden mi acaba, biraz düşün. 


Adam bir adım uzaklaşınca gözümün yanıyla izleme konforu edindim. Ne görmeyi bekliyordum bilmiyorum, onun yaşlarındayken babam böyle görünüyordu. Haftada altı gün, günde on iki saat çalışıyor gibi yani. Nasılsa giyecek yeri yok diye yeni kıyafetler almazdı. Yıllarca ikonikleşmiş giysileriyle gezerdi, nasıl yıpranmazdı ve yıllara rağmen hâlâ giyilebilir olurdu hiç anlamazdım. Teninin rengi mesela, çalışan insanın ten rengiydi o. Güneş görmekle alakalı olduğuna kimse beni ikna edemez. İnsan günde on iki saat çalıştı mı böyle karaya çalardı elleri, kolları, yüzü. Bir inşaatın tahtadan yapılmış, ölüme bir kala iskelesinde ya da bodrum katındaki tekstil atölyesinde. 
Yorgun görünmezdi mesela babam, öfkeli görünürdü daha çok. Kızacak bir şey arar gibi geçirirdi evdeki kısacık vaktini. Neye bu öfke, neden sürekli bağırıyorsun baba? Anlatmaya çalışıyordu aslında ama çocukluktan herhalde, anlayamıyordum. Bu adam da yorgun görünmüyor, insan on iki saat çalışıp nasıl yorgun görünmez? Çok belli masa başı da değil işi üstelik. Yorgun değil, alışkın ve sıradan. 
“Buyrun, ne veriyim?”
“Bir kilo…”
Devamını hatırlamak veya kendime gelmek için sustum, sonra söyledim. Arabaya tekrar bindiğimde çalan müziğe eşlik etmem bir kaç saniye sürdü. Unutmak için daha fazla bekleyemezdim.



Bu yazı 138 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
NAMAZ VAKİTLERİ
YUKARI