Yaklaşık 8.5 milyon yurttaşın doğrudan, toplu iş sözleşmesi kapsamı dışındaki yurttaşların ücretlerini de artış oranı bakımından ilgilendiren asgari ücret, 2026 yılı için yüzde 27’lik artış ile 28 bin 75 TL olarak belirlendi. 2025 yılında tüm ücretlere yapılan zamlar, bu yıl sıkça yabancı sermaye kuruluşlarından yapılan açıklamalarda duyulduğu üzere geçmiş dönem gerçekleşen enflasyon oranında değil, gelecek dönemler “hedeflenen-beklenen”enflasyon oranında gerçekleşti. Ücretlerde bu nizamla dayatılan zamların uygulanışı 2. yılını yaşadı ve yılın ilk kitlesel toplu iş sözleşmesi (TİS) olan kamu işçileri TİS süreçlerinde dayatılan oranlar bu yıl ve gelecek yıl için hedeflenen enflasyona endekslendi. Kamu emekçileri, petrokimya, tekstil grubu TİS ve sözleşmesiz işletmelerde bu zam dayatması aynen uygulandı. Ücreti reel olarak düşürme politikası karşısında temel ihtiyaçlar olan elektrik, doğal gaz ve su tarifeleri zamlandı, ücretlerden kesilen vergiler arttırıldı. 2026 yılının ücret politikası ücretleri baskıladığı gibi, kendisinin devamlılığını, yoksullaştırdığı milyonların sırtına yüklüyor.
Asgari ücretliler, zamlı ücretlerini şubat ayında alacak. Henüz ele geçmemiş bu ücret Türk-İş tarafından yapılan açlık sınırı araştırmasının aralık ayı verisi olan 30 bin 143 TL’nin 2 bin 68 TL gerisine düşmüş durumda. İlk kez yıl henüz başlamadan açlık sınırının gerisinde kalan asgari ücret temel gıda harcamalarını karşılamaya dahi yetmemekte. Gelecek yılın brüt asgari ücreti 33 bin 30 TL. Asgari ücretten kesilen SGK ve işsizlik sigortası primleri toplamı 4 bin 954 TL. Gelir ve damga vergisinden muaf tutulan asgari ücretten yapılan bu kesintiler biriktikleri fonlarda patronlara teşvik olmak için bekliyor. Bunun karşısında bu fonlardan patronlara verilen istihdamı koruma teşvikleri çalışan başına 2 bin 500 TL’den 3 bin 500 TL’ye çıkartıldı. Patronlara sağlanan asgari ücret teşvik primi de asgari ücret zammı oranında yüzde 27 arttırıldı.
DİSK-AR tarafından hazırlanan asgari ücret 2026 raporuna göre, asgari ücret düzeyinde yaklaşık 8.5 milyon çalışan bulunmakta. 2024’te asgari ücretin yüzde 10 fazlası ve altında ücret alan işçilerin oranı yüzde 53.2 seviyesindeydi. Yani toplam 9.5 milyon yurttaş 2026’da yaşamını net olarak 28 bin 75 TL ila 30 bin 200 TL arasında geçirme mücadelesi verecek.
Sermayenin yükü ücretlilere
Ocak ayı enflasyon çalışmaları tamamlandığında Türk-İş açlık sınırı da yükseliş gösterecek ve Türkiye’de yurttaşların yarısından fazlası açlık sınırına dahi erişemeden geçimle boğuşacak. Vergi dilimlerinin belirlenmesinde yapılan artış asgari ücrete göre düşük bırakıldı. İlk vergi dilimi düzeyi 2025’e göre yüzde 20.25 oranında arttırıldı. Arada oluşan yüzde 6.65 puanlık fark, ücretleri asgari ücrete yapılan zam ve üzerinde zam alan işçi ve emekçilerin ücretlerinden kesintileri arttırarak halihazırda enflasyon ile reel olarak azaltılan ücretlerle birlikte ücretleri tırpanlayacak.
2025’te elektrikte sübvansiyonların daraltılmasının ardından 2.5 milyon hane zamlı faturalarla karşılaştı. Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar uygulamanın 2026 yılında genişletilebileceğini belirtti. Pasaport harçlarından köprü geçiş ücretlerine, MTV’den damga vergisine yüzde 20 bandında gelen zamlarla işçi ve emekçilere verilen geri alındı. Kamunun ağırlığını faiz yükü oluşturan giderleri ücretli kesimin daralmış gelirlerinden finanse edilecek. Gelecek yıl için şimdiden yoksullar ordusu rütbesinden açlar ordusuna düşürülen asgari ücretliler ve asgari ücret yakınındaki işçi ve emekçiler için insanca yaşanacak bir düzeyde ücret için ortak bir mücadeleden başka yol görünmüyor