Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Yeni Şafak Gazetesi’ne AKP dönemindeki eğitimdeki değişimleri ve ‘Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin hedeflerini yazmaya devam ediyor. Bu haftaki yazısında mesleki eğitimdeki dönüşümü anlatan yazısında Tekin, patron örgütleriyle yaptıkları protokoller, sektöre entegre okullar ile erken yaşta beceri yönlendirmesi, zanaat atölyelerini anlatarak çocuk işçiliğini daha küçük yaşlara düşürmekle övündü.
“Ahiliği temel alıyoruz”
Mesleki eğitimdeki yeni modelin temelinin Ahiliğe dayandığına vurgu yapan Tekin şu ifadeleri kullandı: “Ahi zaviyelerinde yetişen bir çocuk önce çırak olurdu. Öğrenmenin sabrını, bir ustanın gölgesinde durmanın hikmetini öğrenirdi. Kalfa olmak, maharetin yanında sorumluluk almayı, usta olmak ise iş bilmekle birlikte yol gösterebilmeyi gerektirirdi. Meslek ile ahlâkın, emek ile edebin birlikte yürüdüğü bu sistemdi. Ahiliğin bu temel ilkelerini unutulmadı.”
“MESEM’de ölen çocuklara değinmedi”
Mesleki eğitimde hem iş güvencesi, sosyal koruma hem de mesleki kimliğini güçlendirdiklerini ileri süren Tekin, patronlara bedava iş gücü olarak sundukları mesleki eğitim merkezlerinde (MESEM) can veren 15-16 yaşlarındaki çocuklara dair tek kelime bile etmedi. Eğitim, istihdam ve üretim döngüsünü aynı zeminde buluşturan ‘Üreten Okullar’ modeliyle işletmeye destek gibi pek çok teşvik mekanizmasına devam ettiklerini itiraf eden Tekin “Mesleki eğitim; özel sektör ve kamu kurumlarıyla eş güdüm içinde yürütülen çok paydaşlı bir yönetişim modeline dönüştü.
“Firmaların ihtiyacını karşılıyoruz”
Protokoller kapsamında öğrenciler gerçek üretim ortamında, firmalar da ihtiyaç duydukları nitelikli iş gücünü doğrudan eğitime katkı sağlayarak yetiştirme imkânı buldu” dedi. Tekin, artık bölge okulları, sektöre entegre ihtisas okulları, erken yaşta beceri yönlendirmesi, zanaat atölyeleri ve meslek ortaokulları gibi modellerle mesleki eğitimin geleceğin iş gücü ihtiyaçlarını da karşılayabilecek bir kurumsal esnekliğe kavuştuğunu yazdı. Türkiye’nin mesleki eğitimde yeni bir eşiği aştığını ileri süren Tekin, bundan sonraki ödevlerinin öğretmenlerin, ustaların ve öğrencilerin sahadaki çabasını derinleştirmek olduğuna vurgu yaptı.