Bu ülkede her sabah yeni bir hukuksuzluğa uyanıyoruz diyen Okumuş, “15 Temmuz 2016 darbe girişiminden bu yana belediyelere 160’ın üzerinde kayyum atandı. Yerellerde halk iradesi ortadan kaldırılarak, yerel yönetimlerin iktidarın kontrolü altına alınması sağlanmaya çalışıldı. Diyarbakır, Van, Batman, Mardin, Hakkâri belediyeleri derken 19 Mart 2025 tarihinde İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu tutuklanması ile süreç başka bir boyuta taşındı. Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının öncesi ve sonrasında 10 ilçe belediye başkanı daha tutuklandı. Bu tutuklamalar Türkiye siyasi tarihinde önemli bir dönüm noktasıdır" dedi.
"Hukuk, adaletin terazisi olmalıdır, siyasetin değil"

İktidar yargı eliyle halkı ve siyaseti dizayn etme çabası içinde olduğunu ifade eden Okumuş, “ Yargı bağımsızlığının ortadan kalkması büyük bir tehlikedir. Bugün görüyoruz ki, yargı, bir baskı mekanizması haline getirilmek isteniyor. Seçilmiş belediye başkanları, parti yöneticileri, emek ve meslek örgütlerinin yöneticileri, gazeteciler, akademisyenler, öğrenciler, toprağına sahip çıkmaya çalışan köylüler, emekçiler, haklarını arayan öğretmenler yargı sopasıyla susturulmaya çalışılıyor. İktidar; toplumsal muhalefeti zor araçlarını kullanarak susturmak istiyor. Gözaltı, tutuklama ve kayyım atamalarını hayali bilgi ve belgelerle yolsuzluk iddialarıyla normalleştirmeye çalışıyor, biz bu FETÖ taktiklerini çok iyi biliyoruz. Hukuk, adaletin terazisi olmalıdır, siyasetin değil.
"Halkın seçme özgürlüğünün elinden alınıyor"
Mesele sadece CHP’li belediyelerin yaşadığı hukuksuzlukların olmadığını ifade eden Okumuş, “Asıl mesele halkın seçme özgürlüğünün elinden alınması, sosyal belediyeciliğe saldırılmasıdır. Emek ve halk düşmanlığı yapılması, anayasal hakların yok sayılmasıdır. Kendi gibi düşünmeyene yaşama hakkı tanınmamasıdır. Bu ülkenin muhalifleri olarak AKP’nin bize dayattığı gerici, ırkçı, laiklik düşmanı toplumsal düzene geçit vermeyeceğiz. Halkın iradesine yapılmak istene darbe kabul edilemez, gözaltılar ve tüm tutuklu başkanlar serbest bırakılmalıdır. Karşısına çıkan adayları hapse attırarak ayakta kalmaya çalışan tek adam rejimi, bundan böyle karşısında halkı bulacaktır. Bu ülkeyi saltanat heveslilerine teslim etmeyeceğiz. Umudumuz örgütlü gücümüzdedir. Ülkemizi; emekçilerin yok sayıldığı, toplumsal barışın bozulduğu, hukuksuzluğun derinleştiği bu süreçten; elele, omuz omuza, dayanışmayla biz kurtaracağız, özgürlüğü ve demokrasiyi hep birlikte inşa edeceğiz" dedi.