|
Tweet |
Emek Partisi İstanbul Milletvekili İskender Bayhan, İstanbul Dudullu Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren Dardanel fabrikasında yaşanan işten çıkarmalar, ödenmeyen tazminatlar ve işçi sağlığına ilişkin ihlalleri Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın yanıtlaması istemiyle sordu.
Bayhan, önergesinde Dardanel’in Dudullu’daki üretim tesisinde “sushi üretim bölümünün kapatılacağı” gerekçesiyle Kasım ayından itibaren yaklaşık 200 işçinin işten çıkarıldığını belirterek, işçilere yapılan fesihlerin sözlü bildirimlerle gerçekleştirildiğini ve işçilere ait kıdem tazminatlarının ödenmediğini ifade etti. İşçilere tazminatların taksitler halinde ödeneceğinin söylendiğini aktaran Bayhan, bu uygulamanın açıkça hukuka aykırı olduğunu vurguladı.
Bayhan, önergesinin gerekçesinde şu değerlendirmede bulundu: “Küçülme gerekçesi ileri sürülmesine rağmen şirketin faaliyet raporları yeni yatırımların ve teşviklerin sürdüğünü göstermektedir. Bu tablo, ortada gerçek bir daralma değil; kadrolu işçilerin tasfiye edilerek güvencesiz ve geçici çalışmanın yaygınlaştırılması hedefinin bulunduğunu düşündürmektedir.”
Bayhan, Dardanel’in 2024 faaliyet raporuna da dikkat çekerek, şirketin Çanakkale Ezine Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi yatırımı için 1 milyar 950 milyon 180 bin TL sabit yatırım tutarlı teşvik belgesi aldığını hatırlattı. Bu teşvik kapsamında şirkete yüzde 60 vergi indirimi, 5 yıl sigorta primi işveren desteği, yüzde 100 KDV istisnası ve gümrük vergisi muafiyeti gibi önemli kamu destekleri sağlandığını belirtti.
Bayhan ayrıca aynı raporda 9,1 MW kapasiteli bir GES projesi için de yatırım teşvik belgesi alındığını ifade etti. Bu tabloya rağmen Dudullu tesisinde işçilerin işten çıkarılmasının dikkat çekici olduğunu vurgulayan Bayhan, şu ifadeleri kullandı: “Ezine OSB ve Enez yatırımları büyüme hedefleriyle anlatılırken Dudullu’daki tesiste işten çıkarmalara gidilmesi, ‘küçülme’ gerekçesinin gerçekte yeni yatırım teşviklerinden yararlanmak için kadrolu işçilerin tasfiye edilmesi anlamına geldiğini göstermektedir.”
Bayhan, işten çıkarılan işçilerin kıdem ve ihbar tazminatlarının tek seferde ve yazılı taahhütle ödenmesi talebiyle fabrika önünde mücadelelerini sürdürdüğünü belirtti.
İşçilerin yalnızca işten çıkarma sürecine değil, uzun süredir devam eden birçok hak ihlaline de dikkat çektiğini aktaran Bayhan, şu iddiaları sıraladı:
Bayhan, işçilerin aktardığı bu uygulamaların işçi hakları ve çalışma yaşamı açısından ciddi ihlaller içerdiğini belirtti.
Önergede yer verilen bir diğer başlık ise fabrikadaki işçi sağlığı ve güvenliği koşulları oldu.
Bayhan, işçilerin anlatımlarına göre temizlik işlemlerinde kullanılan ağır kimyasalların üretim devam ederken kullanıldığını, koruyucu ekipmanların yetersiz olduğunu ve bu durumun işçilerin ciltlerinde yanık ve tahrişlere yol açtığını belirtti. Bayhan şu ifadeleri kullandı: “Göz yıkama sistemleri gibi acil müdahale ekipmanlarının yetersiz olduğu, kimyasal maddelerle temasın yaygın olduğu ve iş kazalarının sık yaşandığı ifade edilmektedir. İşçiler ayrıca tuvalete erişim, su içme ve kişisel ihtiyaçlarını karşılama gibi temel ihtiyaçların dahi sınırlandırıldığını dile getirmektedir.”
Bayhan, gıda üretimi yapılan bir tesiste bu tür uygulamaların yalnızca işçi sağlığı değil, gıda güvenliği açısından da ciddi riskler doğurduğunu vurguladı.
Önergede işçilerden gelen bir başka iddiaya da yer verildi. Buna göre bazı üretim faaliyetlerinin depo olarak gösterilen alanlarda yürütüldüğü, denetim yapılacağı zaman işçilerin farklı alanlara yönlendirildiği ve bazı çalışanlara sivil kıyafet giydirilerek üretimin gizlenmeye çalışıldığı öne sürülüyor.
Bayhan bu iddialara dikkat çekerek şu soruyu yöneltti: “Bakanlığınıza bağlı denetim birimlerinin patronlar tarafından yanıltılmış olabileceği ihtimali araştırılmış mıdır? İşçilerin kendi seçtikleri temsilcilerin de dinleneceği kapsamlı ve bağımsız bir denetim yapılacak mıdır?”
Bayhan, önergesinde hükümetin ekonomik söylemlerini de hatırlatarak şu ifadeleri kullandı: “Kârlarıyla rekor kıran şirketlerin ‘küçülme’ gerekçesiyle işçileri işten çıkarabilmesi ve işçilerin kıdem tazminatlarını alabilmek için kendi imkanlarıyla mücadele etmek zorunda kalması, sıkça dile getirilen ‘Türkiye Yüzyılı’ ve ‘milli kalkınma’ söylemleriyle nasıl bağdaşmaktadır?”
Bayhan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’dan şu başlıklarda yanıt istedi:
Bayhan ayrıca “barajsız sendika, yasaksız grev, güvenceli iş” taleplerini içeren ve on binlerce işçinin imzasıyla TBMM’ye sunulan kanun teklifine ilişkin olarak Bakanlığın bir çalışmasının olup olmadığını da sordu.
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|