Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) ve bağlı sendikalar BTS, ESM, TARIM ORKAM Sen'in katılımıyla Sayıştayın kamu emekçilerinden giyim yardımı ücretlerinin geri alınmasına dönük kararına karşı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının binası önünde basın açıklaması yapıldı. Yapılan açıklamada, her dönem toplu iş sözleşmesi (TİS) masasında talep edilen teknik hizmetler sınıfındaki personelin koruyucu giyim yardımı ödemesinin derhal yapılması talebinde bulunuldu. Bu eylemin 1 Ağustos'ta başlayacak olan TİS sürecinin ilk adımı olduğu belirtildi.
"Şimşek elini cebimizden çek", "Devlet güdümlü sendikaya hayır" sloganlarının atıldığı basın açıklamasında konuşan KESK Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz, emeğin haklarını gasbeden iktidarın neoliberal politikalarının son örneğini giyim yardımına göz dikilmesiyle bir kez daha görmekte olduklarını ifade ederek, 'Geçinemiyoruz' diyen milyonların sesi olmaya devam edeceklerini söyledi.
"Geçmişteki giyim yardımlarının geri alınmasının yolu açıldı"
Sayıştayın son kararında, başta DSİ olmak üzere birçok kurumda fiilen yapılan giyim yardımı ödemelerinin hukuka aykırı olduğu belirtilerek, bu ödemelerin yalnızca teknik hizmetler sınıfına ve TİS hükümlerine uygun şekilde, ayni olarak yapılması gerektiğine hükmedilmişti. Bu kararla birlikte geçmişte yapılan giyim yardımı ödemelerinin kamu emekçilerinden faiziyle birlikte geri alınmasının yolunun açıldığını belirten Karagöz, "Unutulmamalıdır ki bu ödemeler kamu emekçilerinin kusurundan kaynaklanmamaktadır. Yerleşik içtihatlar ve mevzuata göre, bu tür ödemeler 60 gün içerisinde rücu edilmediği takdirde tahsili hukuken mümkün değildir" dedi.
"Yandaşlar değil, emekçiler bedel ödüyor"
KESK ve bağlı sendikaların bu hukuksuz uygulamalara karşı duracağını ifade eden Karagöz, "Bu bedel kamu emekçilerine yüklenemez. Bu hatalı uygulamaların sorumlusu kamu emekçileri değil; TİS'e imza atan yandaş Memur-Sen ve kurum yöneticileridir" diye konuştu.
Karagöz, yeni TİS sürecinde iktidar ve yandaş sendikaların giyim yardımını, tüm kamu çalışanlarını kapsayacak ve günümüz ekonomik şartlarına uygun biçimde TİS'e dahil etmek zorunda olduğunu, ayrıca mevcut TİS'te koruyucu giyim yardımı hakkı bulunan teknik hizmetler sınıfı personeline bu hakkın ödenmesini engelleyen yandaş konfederasyonların bu tutumdan derhal vazgeçmeleri, kurum yöneticilerinin ise gecikmeden bu ödemeleri gerçekleştirmesini talep ettiklerini belirtti.
"Tüm kamu emekçilerini mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz"
1 Ağustos'ta başlayacak ve 2026-2027 yıllarını kapsayacak TİS sürecinin önemine dikkat çeken Karagöz, "Bu süreç, yandaş sendikaların emekçilerin haklarını savunamadığını bir kez daha göstermiştir" dedi. Karagöz, KESK'in toplu sözleşme taleplerini şöyle sıraladı:
- 4688 sayılı Sendikalar Kanunu bir an önce değiştirilmelidir.
- Grev hakkı içeren gerçek bir toplu sözleşme süreci tesis edilmelidir.
- Yoksulluk sınırı üzerinde ücret, güvenceli istihdam ve demokratik bir çalışma yaşamı sağlanmalıdır.
- Kamu hizmetleri halktan yana olmalı, temel gelir güvencesi sağlanmalıdır.
- Vergide adalet sağlanmalı, az kazanandan az çok kazanandan çok vergi alınmalıdır.
- Kamu çalışanların maaşını oluşturan ek ve yan ödemeler temel ücrete dahil edilmelidir.