|
Tweet |
KESK, 8. Dönem Toplu Sözleşme görüşmeleri öncesinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde açıklama yaptı. Görüşme takviminin yasaya aykırı şekilde öne çekilmesini eleştiren KESK Eş Genel Başkanı Ayfer Koçak, “Maaşımıza seyyanen zam, enflasyon farkı ya da kümülatif yalanlar değil; yoksulluk sınırının üstünde, insanca yaşamaya yetecek bir ücret istiyoruz” dedi.
4688 sayılı yasa toplu sözleşme görüşmelerinin ağustosun ilk iş günü başlamasını öngörürken, bu yıl görüşmeler dört gün erkene çekildi. Koçak, “Günleri mi karıştırdınız, yoksa kendi yaptığınız yasa sizi bağlamıyor mu?” diyerek tepki gösterdi.
Koçak, kamu emekçilerinin Temmuz 2025’te aldıkları maaşların yüzde 94 artırılmasını, Ocak 2026 itibarıyla da maaşların 100 bin TL’ye ulaşmasını talep ettiklerini belirtti. En düşük maaşın Temmuz itibarıyla 50 bin 460 TL olduğunu hatırlatan Koçak, bu ücretin yoksulluk sınırının altında kaldığını, Ocak 2026’da en az yüzde 98 zam yapılması gerektiğini söyledi.
KESK’in talepleri arasında, seyyanen ödenen 18 bin 682 TL’nin taban aylığa dahil edilmesi, eş yardımının 4 bin TL’ye, çocuk yardımının her çocuk için 5 bin TL’ye çıkarılması ve büyükşehirlerde 13 bin 500 TL, diğer illerde ise 11 bin TL kira desteği sağlanması da yer aldı. Tüm bu kalemlerin üç ayda bir yoksulluk sınırındaki artışa göre güncellenmesi talep edildi.
Koçak, kadın emekçilere dayatılan yarı zamanlı, güvencesiz çalışmaya karşı çıktı. “Yarım sigorta, yarım kadro değil; tam zamanlı, anadilinde, ücretsiz kamu kreşleri istiyoruz” dedi. Bu kreşler hayata geçirilene kadar her çocuk için aylık 7.500 TL kreş desteği verilmesini istedi.
Sendikal örgütlenme özgürlüğünün önündeki tüm engellerin kaldırılması gerektiğini belirten Koçak, kamu hizmetlerinin nitelikli, parasız ve anadilinde sunulması için kamusal istihdamın güçlendirilmesini, özelleştirmelere son verilmesini ve kamu kaynaklarının sermayeye aktarılmasına son verilmesini talep etti.
Koçak, hükümetle masaya oturan “yetkili sendikanın” taleplerin arkasında durmadığını belirterek şunları söyledi:
“Sendikacılık sadece talep etmek değil, o talebi örgütlemek ve arkasında durmaktır. Mücadele etmeden geri çekilmek alışkanlık haline geldiyse, o sendikanın yetkisi de emekçiler nezdinde hükümsüzdür. Tek çare, kaybedenlerin omuz omuza vererek birleşmesidir. Grevli toplu sözleşme, insanca yaşam, güvenceli iş ve halktan yana kamu hizmeti için mücadeleyi büyütmek zorundayız.”
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|