|
Tweet |
CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun serbest bırakılması için her hafta sonu Türkiye’nin farklı bir ilinde düzenlenen “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitingi Düzce'de gerçekleşti. İlk olarak burada konuşan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul Büyükşehir Belediyesi operasyonları kapsamında tutuklu olan birinin Kandıra Cezaevi'nden Çağlayan Adliyesi'ne götürülerek bir başsavcı ve iki savcıyla görüştürüldüğünü iddia etti. Özel, tutuklu kişinin avukatının bulunmadığı görüşmede, "Avukatınla rahat konuşamıyorsun, bazıları iftira attı, çocuğuna kavuştu, ifade ver, evine dön" denildiğini öne sürdü. Özel daha sonra Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe’nin gözaltına alındığı Gaziosmanpaşa Belediyesi’nde konuştu.
CHP, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik 19 Mart'ta yapılan operasyon ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun 23 Mart'ta tutuklanmasıyla devam eden süreçte başlattığı "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitinglerine Düzce'de devam etti.

Fotoğraf: CHP
Anıtpark Meydanı'nda düzenlenen mitingte Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş konuştu; "Bu yapılanların siyasi olduğu konusunda hiçkimsenin en ufak bir şüphesi yoktur" dedi. Düzce Belediye Başkanı Özcan Dağıstanlı Ekrem İmamoğlu’nun mesajını okudu.
İmamoğlu, şunları söyledi:
"Sanıyorlar ki duvarlar, parmaklıklar bizi ayırabilecek. Sanıyorlar ki; beni tutsak ederek, zindana kapatarak sizlerle arama engel koyabilecekler. Sanıyorlar ki Ekrem İmamoğlu, bu vatana duyduğu o sonsuz sevgiyi bir zindanda kalınca unutacak, millet de o zindana kapatılınca, onun yaptığı hizmetleri unutacak. Sanıyorlar ki; hukuku kendi çıkarlarına alet ettiklerinde, bu milletin ferasetini, adalet duygusunu ortadan kaldırabilecekler. Düşünüyorlar ki, tek adam düzeni sonsuza kadar devam edecek; istedikleri zaman savcı, istedikleri zaman yargıç, istedikleri zaman ekonomist olacaklar. Ülkeyi içinden çıkılmaz uçurumlara sürükleyebilecekler. Düşünüyorlar ki, bu israf düzeni hiç bitmeyecek.
Hiç umutlanmasınlar. Bizi istedikleri kadar ‘suç örgütü’ diye yaftalasınlar. Vatandaşın bu iftiralara artık karnı tok. Vatandaş, kimin ne olduğunu gayet iyi biliyor. Bir avuç azınlığı değil, bu topraklarda yaşayan, vatan sathına yayılmış herkesi koruyup gözetenin kim olduğunu biliyor. İmamoğlu, bu israfçıları dört kere yendi, daha da yenmeye devam edecek. Bu israfçılar, her seçim döneminde ellerindeki tüm imkanları, bakanları, milletvekillerini seferber ettiler, yine de bileğimi bükemediler. Şimdi, koltuk altlarından gidiyor diye, hukuk kisvesi altında olmadık, akla hayale gelmedik hilelere başvuruyorlar. Hodri meydan. Madem tüm yargı mekanizması elinizin altında, bir an önce iddianameyi hazırlatın. Dökün ortaya her şeyi. Ne doğru ne yanlış, kim gerçeği söylüyor, kim yalanı; görsün cümle alem. Ancak, bu israfçılar da biliyor ki, ortada ne suç var ne de suç örgütü. Alnımız ak, başımız dik. Dolduramadıkları iddianameyle süreç uzadıkça uzuyor, mesnetsiz olduğu için bütün o iddialar ellerinde patlıyor.
Sevgili Düzceliler; korkunun ecele faydası yok. Bakın korkuları o kadar büyük ki, neler neler yapmadılar. Önce 30 yıllık diplomamı iptal ettirdiler. Yetmedi; daha iddianame bile yokken, bizi suçlu ilan edip, zindana attırdılar. Baktılar olmuyor, sosyal medyada beni engellettiler. Sesimden, görüntümden dahi korkup, benim videolarımı, afişlerimi yasaklamaya kalktılar. O kadar panik halindeler ki, bana hapishanede görüş yasağı bile uyguluyorlar. Ama hesapları tutmadı, tutmuyor, tutmaz. Sindirmeye çalıştıkları, sesini kısmaya kalktıkları vatandaş, daha gür sesle, kükreyerek koşuyor meydanlara. Bu milleti hafife alanlar, iradesini hor görenler, çok yakında nasıl bir hata yaptıklarını acı bir şekilde anlayacaklar. Önümüz bayram. Bu vesileyle hepimizin, tüm İslam aleminin Kurban Bayramı’nı kutluyorum. İnanıyorum ki yakında tüm bayramlarımızı hep beraber, ayrısız, gayrısız kutlayacağız. Bize yapılan bütün zulümlere, uğradığımız bütün haksızlıklara rağmen, yılmayacağız ve mutlaka başaracağız. Her şey çok güzel olacak. Ekrem İmamoğlu. Silivri Zindanı."

Fotoğraf: CHP
Ardından CHP Genel Başkanı Özgür Özel konuşma yaptı.
Düzce'nin artık AKP'nin kalesi olmadığını belirten Özel, "Gitme dediler AK Parti'nin kalesidir dediler; Düzcelileri tanımamışlar. Düzcelilerin adalet duygusunu unutmuşlar. O kaleler geride kaldı. Artık Düzce ne AKP’nin ne başka partinin. Sadece milletin kalesidir. O kale senin bu kale benim; öyle bir siyaseti geride bıraktık. Biz artık bütün demokratlar bir otokrata karşı birleştik." dedi.
Sabahın erken saatlerinde CHP'li belediyelere yönelik operasyonlara "Kayyım diye kalkanlar karşısında milleti buldular. Bu yapılanları yanınıza kâr bırakmayacağım. Hesap soracağım. Mücadele edersen seni de yerinden ederim diyor. Partinin kurumsal kimliğine, genel başkanına saldırılar ve kumpaslar kuranlara bir santimetre eksik konuşacak kimse yoktur. Parti 47 yıl sonra birinci parti olacak. Ne Ekrem başkanı bırakırız, ne Cumhuriyet Halk Partisi'ni. Biz Kuvâ-yi Milliye'yiz senden mi korkacağız?" diyerek tepki gösterdi.
Operasyonun haftasonu yapılmasına dikkat çeken Erdoğan, "Dünün mağduru Erdoğan, bugünün zalimi olmuştur. Erdoğan, kendisine yapılmayanları bugün masum rakibine yapmaktadır. Yaptığın iş hukuki olsa hafta sonu sabahın köründe çıkıp da bu operasyonları yapmazsın. "Arkadaşlarımızın gözaltına alınmasına sebep olan kişi Aziz İhsan Aktaş. Yargıtay'ın THY'nin ihalesini bu almış. Trabzon Büyükşehir, Şanlıurfa Büyükşehir, Elazığ, Bahçelievler belediyelerinin ihalelerini almış" dedi.
Özel, İstanbul Büyükşehir Belediyesi operasyonları kapsamında tutuklu olan birinin Kandıra Cezaevi'nden Çağlayan Adliyesi'ne götürülerek bir başsavcı ve iki savcıyla görüştürüldüğünü iddia etti. Özel, tutuklu kişinin avukatının bulunmadığı görüşmede, "Avukatınla rahat konuşamıyorsun, bazıları iftira attı, çocuğuna kavuştu, ifade ver, evine dön" denildiğini öne sürdü.
Özel şu ifadelere yer verdi:
"Şimdi, daha dün yaşanan bir olayı hepinize anlatacağım ve Tayyip Erdoğan'dan, Adalet Bakanı'ndan yanıt bekleyeceğim.
Dün, Kandıra Cezaevi'ne bir milletvekilimiz, bir tutuklu arkadaşımızı ziyarete gider. Sorar, cezaevinde yok. Nasıl yok? Burası cezaevi. Firar mı etti? Doktorda mı? Bilmiyoruz. Araştırılır. Sorunca, mahkemeye gittiği söylenir. Mahkemesi yok. Avukatı aranır. 'Haberim yok' der. Avukatı Çağlayan Adliyesi'ne gider. Savcı, 'Biz çağırdık, ifade vermek istemeyince geri yolladık' der. Avukat 'Benim niye haberim yok' der. Cevap yok.
Arkadaşımızı Kandıra Cezaevi'nden Çağlayan Adliyesi'ne getirip, bir odada Başsavcı ve iki savcı; avukat yok, kâtip yok. 'Benim avukatım nerede?' diyor, 'Yanında konuşamıyorsun, iyi ifade veremiyorsun. Bak başkaları konuştu, başkasına iftira attı, çocuğuna kavuştu. Senin eşin, çocuğun var. Onları da düşün. Düzgün bir ifade ver, evine dön.'
Diyor ki, 'Nasıl vereyim. Olmayan bir şeyi nasıl söyleyeyim. Ekrem Başkan'a ve arkadaşlarıma nasıl iftira atayım' deyince, 'Sen bilirsin, dön o zaman cezaevine' diyorlar.
12-13 yaşında çocuğuyla kadınları tehdit edenler, 'Bir daha 20 sene boyunca kimsenin yüzünü göremezsin' diyenler, yargılama yapmıyorlar, savcılık yapmıyorlar, açıkça söylüyorum ki, kul hakkı yiyorlar, kul hakkına giriyorlar. Bu insanlara yaptıkları haksızlık, tarih önünde yapılmış en büyük kötülüklerden biridir. Bir yandan ya sabır çekiyoruz, sabrediyoruz ama kimse şöyle düşünmesin; bu yapılanları yanınıza kâr bırakmayacağım, hesap soracağım."
Özel, "Bu zulmü yapanlara diyorum ki: 12 yaşındaki Çınar'ın da, tertemiz devlet memuru Kadriye Hanım'ın da gözyaşlarında boğulacaksınız. Siz kaybedeceksiniz, adalet kazanacak. İyiler kazanacak." diyerek açıklamasını sonlandırdı.
Düzce'nin ardından İstanbul'a yola çıkan Özel, Gaziosmanpaşa Belediyesi önünde açıklama yaptı.

Fotoğraf: CHP
TRT Genel Müdürü'ne ve televizyon yönetmenlerine seslenen Özel, "Bu sabah Hakan Başkan’ı evinden aldılar. Evini iğneden ipliğe aradılar. Bir şey yok. Makamı aradılar, bir şey yok. İnternetten bulunmuş görüntüyü servis edip Gaziosmanpaşa belediyesinde gizli kasaya ulaşıldı diye algı oluşturuyorlar. Kasadan çıkan şey belediyenin mührü ile önceki dönem bilgisayar kayıtlarının bulunduğu hard disk. Bir tl para yok. Yazıklar olsun. TRT Genel Müdürü’ne, o görüntüleri yayınlayan bütün televizyon genel yayın yönetmenlerine söylüyorum. Kasadan bir tl para çıktıysa bugün siyaseti bırakıyorum." dedi.
"Ekrem İmamoğlu’nun yakın koruması Mustafa Akın'ın gizli kasası yayla evinde ele geçirildi" yönündeki haberleri hatırlatan Özel, "Yaylada 60 m2 bir ev. Bir kasa. Kasanın içinden çıkan beylik silahına ait mermi. Bir tl para yok. Ama bu utanmazlarda bitmek bilmeyen utanmazlık var.” diyerek tepki gösterdi.
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|