Emekli ve memur zamları için gözler TÜİK’in açıklayacağı haziran ayı verilerine çevrilmişken, Evrensel gazetesi yazarı Koray R. Yılmaz son iki ayda dar gelirlinin gıda enflasyonunun, yüksek gelir grubuna göre tam 6 kat daha fazla gerçekleştiğini yazdı.
Milyonlarca memur ve emeklinin alım gücünü doğrudan etkileyecek olan Haziran ayı enflasyon verileri için geri sayım sürerken, TÜİK’in hesaplama yöntemleri ve enflasyonun toplum kesimleri üzerindeki asimetrik etkisi yeniden tartışmaya açıldı. Evrensel gazetesi köşesinde konuyu masaya yatıran Koray R. Yılmaz, mevcut ekonomi politikalarının en büyük hatasının, enflasyondan en çok zarar gören yoksul kesimleri krizin sorumlusu gibi göstermek olduğunu ifade etti.
Dar Gelirlinin Enflasyonu 6 Kat Daha Ağır
Yazısında gelir grupları arasındaki tüketim ve enflasyon farkını somut verilerle ortaya koyan Koray R. Yılmaz, dar gelirli vatandaşların sofrasındaki yangının boyutunu gözler önüne serdi. Son iki aylık süreç incelendiğinde adaletsizliğin boyutunun netleştiğini belirten Yılmaz, "Son iki ayda dar gelirlinin aldığı ürün fiyatı yüzde 8 kat artarken, zengininki yüzde 1.5 bile artmadı" diyerek yoksul kesimlerin gıda enflasyonunu zengin kesime kıyasla en az 6 kat daha ağır yaşadığını vurguladı.
"TÜİK Rakamları Mutfaktaki Yangını Gizliyor"
Aynı tür malları tüketseler bile insanların gelir düzeylerine bağlı olarak tamamen farklı bir enflasyon gerçekliğiyle yüz yüze kaldığını belirten Evrensel yazarı, TÜİK tarafından açıklanan "ortalama enflasyon" verilerinin sahadaki sosyolojik ve ekonomik çöküşü yansıtmadığını ifade etti. Yılmaz, resmi kurumlarca ilan edilen bu ortalamaların, halkın sofrasında her geçen gün büyüyen krizi gizlemekten başka bir işe yaramadığının altını çizdi.
İlk Düğme Yanlış İliklendi
Mevcut ekonomi yönetiminin ve uygulanan programların mantığını eleştiren Yılmaz, enflasyonla mücadele adı altında atılan adımların faturasının yine dar gelirliye kesildiğini belirtti. Yazısında, "Bugünkü politikaların yanlış iliklediği ilk düğme, enflasyonun yüksek olmasından en çok mağdur olanları enflasyonun sebebi olarak ortaya koymasıdır" ifadelerine yer veren yazar, asıl yükü sırtlanan yoksul halk kesimlerinin zam beklentisi içindeyken bir de krizin faili ilan edilmesine tepki gösterdi.
Gözler şimdi 3 Temmuz'da açıklanacak resmi verilere çevrilmişken, Yılmaz'ın bu analizi halkın enflasyonu ile resmi rakamlar arasındaki uçurumu bir kez daha gündeme taşıdı.