Mustafakemalpaşa’da aylarca süren ekim, gübreleme, sulama, ilaçlama ve işçilik süreçlerinin ardından başlayan karpuz hasadı, üretici için büyük bir düş kırıklığına dönüştü. Karpuzun kilogram fiyatının piyasada dibe vurması, toplanma ve nakliye masraflarını dahi karşılayamaz bir tablo ortaya çıkardı. Hasat yapmanın zararı daha da büyüteceğini gören pek çok çiftçi, ürününü tarladan kaldırmayarak emeğini toprağa gömmek zorunda kaldı.
Yaşanan kriz, bölge çiftçisinin sadece ürün fiyatlarına değil, aynı zamanda üretim süreçlerindeki plansızlığa duyduğu tepkiyi de büyüttü. Ne kadar ekim yapılacağının ve ürünün hangi fiyattan alıcı bulacağının sezon başında belirsiz kalması, her yıl tekrarlanan bir kısır döngü yaratıyor. Çiftçiler, fahiş oranda artan mazot, gübre ve sulama masraflarına karşı direnç gösteremezken, girdi maliyetlerinin piyasa koşullarına göre belirlenip ürün satış fiyatının baskılanmasına isyan ediyor.
Tarladaki fiyat ile market raflarındaki fahiş satış fiyatı arasındaki devasa fark, üreticilerin en çok sorguladığı konuların başında geliyor. Ürünün tarladan çıkıp tüketiciye ulaşana kadar geçirdiği süreçte aradaki kâr marjının üreticiye yansımaması hem çiftçiyi hem de tüketiciyi mağdur ediyor. Anahtar Parti Bursa İl ve Mustafakemalpaşa İlçe teşkilatlarından oluşan bir heyet de tarlalarda incelemelerde bulunarak üreticilerin yaşadığı bu ekonomik sıkıntıları ve aradaki şeffaf olmayan fiyat makasını yerinde dinledi.
Gıdadaki geleceğin ve tarımsal bağımsızlığın tehlikeye girdiğini belirten üreticiler, çiftçiye sadece üret mesajı verilmesinin yetersiz kaldığını vurguluyor. Ne kadar üretileceğinden ürünün nereye satılacağına kadar öngörülebilir bir planlama yapılmadığı takdirde topraktan kopuşların artacağı belirtiliyor. Bugün karpuzda yaşanan bu krizin yarın diğer tarım ürünlerine sıçraması durumunda, bedelini tüm ülkenin gıda güvenliğiyle ödeyeceği ifade ediliyor.