Ekmek ve Gül'de Laçin Barış imzasıyla yayımlanan değerlendirmede, yönetmen Christopher Nolan’ın Homeros’un ünlü destanından beyaz perdeye uyarladığı Odyssey filmi sinemalarda izleyiciyle buluştuğu, Nolan’ın senaryosunu hazırlarken klasik filolog Emily Wilson’ın yaptığı Odysseia çevirisini temel almasının sinema ve edebiyat çevrelerinde geniş yankı uyandırdığı ifade ediliyor. Wilson’ın tercümesinde metindeki toplumsal yapıya sadık kalarak kadın karakterleri ve hizmetkârları tanımlarken doğrudan köle ifadesini seçmesi, anlatının Tunç Çağı’ndaki üretim ilişkilerini yansıtması bakımından dikkat çekici bir tercih olarak değerlendiriliyor.
Metinde yer alan analizde, mitolojinin insanlık tarihi boyunca geçirdiği dönüşüm sınıfsal ve toplumsal süreçlerle açıklanıyor. Özel mülkiyet öncesindeki erken toplumlarda kadının toplayıcılık ve tarımsal üretimdeki birincil rolünün inanç dünyasında Ana Tanrıça figürleriyle temsil edildiği hatırlatılıyor. Ancak mülkiyetin ve sınıflı toplum yapısının gelişmesiyle birlikte dişi figürlerin mitlerde kademeli olarak boyun eğdirildiği, pasifleştirildiği ya da felaketlerin sorumlusu ilan edildiği vurgulanıyor.
Ekmek ve Gül’deki bu yazıda, Nolan’ın filmi kurgularken bu tarihsel ve mitolojik birikimi ele alma biçimi de değerlendiriliyor. Yönetmenin Wilson çevirisini baz alması ilk etapta olumlu bir yaklaşım olarak görülse de bunun günümüz sinema endüstrisindeki duyarlı olma imajıyla ve gişe beklentileriyle ilişkili olabileceği belirtiliyor. Filmin kadınları doğrudan olumsuz kalıplarla çizmekten kaçındığı, ancak Penelope karakteri dışındaki tanrıça ve kadın figürleri hikaye akışı içinde silik ve etkisiz konumda bıraktığı aktarılıyor.