Artan dosya sayıları ve açılan yeni mahkemelere rağmen yetersiz kalan personel sayısının mevcut çalışanların üzerine aşırı yük bindirdiğini belirten Alper, bu durumun vatandaşın nitelikli adalet hizmetine erişimini de olumsuz etkilediğini ifade etti. Yargı emekçilerinin üstlendikleri yüksek hukuki ve idari sorumluluğa karşın, enflasyon karşısında eriyen ücretlerle yaşam mücadelesi verdiğini aktaran sendika başkanı, geçim sıkıntısının adliye çalışanlarının en büyük sorunlarından biri haline geldiğini altını çizdi.
Açıklamada adliyelerdeki kreş eksikliğine de değinen Zeynep Alper, yoğun tempoda çalışan personelin çocuk bakımı konusunda büyük zorluklar yaşadığını dile getirdi. Özel kreş fiyatlarının kamu çalışanlarının bütçesini aştığını belirten Alper, adliye binalarında yeterli kapasitede ve nitelikli kreşlerin açılmasının bir lüks değil, çalışanlar ve özellikle kadın-erkek eşitliği açısından temel bir ihtiyaç olduğunu kaydetti.
Yargı çalışanlarının somut taleplerini sıralayan Büro İş Sendikası, Adalet Hizmetleri Sınıfı'nın oluşturulması, Adalet Hizmetleri Tazminatı ile yargı ödeneğinin tüm personeli kapsaması ve 3600 ek göstergenin unvan ayrımı yapılmaksızın uygulanmasını istiyor. Sendika ayrıca fiili hizmet süresi zammının verilmesi, kaldırılan havuz paralarının iadesi, fazla mesai ücretlerinin güncellenmesi, görevde yükselme sınavlarındaki mülakatın kaldırılması ve soruşturma usullerindeki eşitsizliklerin giderilmesi gerektiğini savunuyor.
Son olarak Adalet Bakanlığına seslenen Zeynep Alper, yeni adli yılın kutlama nutuklarıyla değil sorunların çözüldüğü bir dönem olarak hatırlanması gerektiğini vurguladı. Yargı sisteminin gücünün hizmeti üreten çalışanların refahı ile doğrudan orantılı olduğunu ifade eden Alper, insanca yaşayacak ücret, liyakat ve güvenceli çalışma koşulları sağlanmadıkça adalet sistemindeki aksaklıkların giderilemeyeceğini sözlerine ekledi.